Denemeler

insanlar neden çirkindir? en başta, ‘kafası hariç’ ölçümleri tahrik edici bulduğundandır… belki. yine de heyulanın cismi, en baştan belirliyken, detayları neticeye değil, öğrenilmişliklere emanet etmesindendir belki. insan, belirlenmiş olana yöneltilen adab tavsiyelerine kulaklarını açar: inşa eder çirkinliğini. santim santim ölçülüdür, mezura gibidir insanı insan yapan ahlak. doğuştan gelenle, sonradan üzerine...

More
  • August 1, 2025

-“daha enteresan şeylerim var aslında. torbam geniş, alabildiğine hikayelerle dolu, şambaba tatlısı ve üçlü priz var bir de.” -“tse onaylı olsun ama kablosu, özellikle… kontratlar yüzünden bir sürü şarkıcı, futbolcu ve elektrik şalteri; kafası bir atınca…” -“doğru haklısın. küçük şeylere önem vermek gerekir. orta dünya diliyle söylersek: elfin gobline gazabı,...

More
  • August 1, 2025

kollarım olsaydı keşke, sarmalamak için kendimi. soğuduğunda ısıtmak için ellerimi, ılık nefeslerim ve sahilde ılık meltemlere tutturacağım kanatlarım olsaydı. dev gibi ağaçlarım olsaydı, uçsaydım tepelerinden… sağlam yumruklarım ve dişlerim olsaydı, ‘korkma’ demek için kendime. takatim olsaydı bir de; anasını satacak bir dünyam olurdu, belki. hayallerim olsaydı, pembe panjurlu evde, Grateli...

More
  • August 1, 2025

takılı kalmış bir pırasaydı geçmiş… farklı diller ya da ayrıntılı hayal güçleri; geçmiş takılı iyelik zamanlarında sahipsiz itler gibi bağımsızlığa koşturduk. oysa mülk çok seye temel idi, fakirdik hep biz… pırasa kokusu sinmiş ve kızartma yağı lekeleri kalırdı ardımizdaki evlerde. berimizde çok şey kaldı hep; hatıratı zengin gevezelikler, kanıtlarinı yüksek...

More
  • August 1, 2025

çılgın böceklerin engizisyon kapışmaları canlı yayınlanacakmış diyor, karıncalar. böyle arena gibi bir yermiş, orası, damlarında karpuzlar varmış. kafaya düşünce yaran saçmalıklar falan. zaten aslan yaşamadığı için kanişlerle dövüşülüyormuş o arenalarda. neyse, öyle zamanlarda göğün yeşilini özler tüm habitatlar. belki bir yangın çıkar ya da üstümüzden salatalık kayar? bir şeyler olur...

More
  • August 1, 2025

-“önce şeyi bileceksin… şey işte; hani olur ya insanızdır biz, o da insandır, ne duyardık biz temelde? hah, saygı! vurgusuyla günahıyla… ama o da mühim değil, temelde basit bir kartezyen mantık bu. neymiş, mühim olan insanlık, ne, kartezyen mantık. kuantum fiziği çıktı amına koyayım! biz ne hakkında konuşuyorduk, karınca! karıncaya...

More
  • August 1, 2025

gün, kızıla çalıyordu rengini. sabahın -henüz vahşi kuşları ve- dinmeyen enerjisi, tozu toprağa katan fırtınalarıyla doğayı yeniden, yeniden üretiyordu. ufuk çizgisini henüz aşamamış bir leke görüldü sonra. doğuda, güneşin bile üzerinde büyük bir lekeydi. Öfkeliydi sincap. Sıcak yuvasından karanlık dehlizler barındıran ağaç köklerine inmek zorunda kalmıştı. “Ben de yapabilirim!”. Sincap...

More
  • August 1, 2025

Zabit katibi her günkü edasiyle kolluklarını mürekkep isinden arındırıp -sandalyesinin kenarına çırparak, masasına kuruldu. Gözlüklerini burun deliklerinin bir ve yarım santim üzerine kadar indirip daktilonun şeridini mürekkep miktarı hususunda gözüyle kontrol etti. Büyük harfle ‘a’ yazdı: “Arzuhalim odur ki, topunuzun oturduğu koltukların gazabın ateşiyle yakılmasını seyrelediğim bir yeni güne merhaba...

More
  • August 1, 2025

Barthes öldü; ve tembel okuyan, biçimlerden uzaklaştı, didaktizmin tohumunu rahmine attığı manifestolarda mutluluğa şevkle tutundu; Barthes öldü ve okuyucu beynini kapattı anlam mücadelesinde noktalı virgüllerin biçimsel gizemini çözme savaşında; tanrı kıldı yazanını ve kaderine biat eyledi. Üstelik ölüm 1980’de vurdu anlamın okuyandan okuyana farklılaşması sürecini. Bir ip ve bir kuşak...

More
  • July 31, 2025

dingin; tüm olasılıkların sıfırlandığı an. her şey durmuş, her şey olmayacağı yerde. akıntı durmuş ve bir dalga tam kapatacakken bedenimi kumlara doğru, zaman durmuş. sıcak çay mesafesini hiç bozamayacağı dudaklara meyletmiş rüyasında ve gelecek, dingin bir gökyüzünün yaşlı ifadesinde son bulmaya ramak kaldığı hülyanın izinde boğulmuş. ölüm bir ihtimal ve...

More
  • July 31, 2025