-“çok aradım ben Tanrı’yı. Dinler denedim, metodları benzemez tanrıları benzer. iyi kalpli ve ancak günahkar olan kullarını – cebren davranışların işkenceyi hafiflettiği – yerküre denen cehenneme mahkum kılan tanrılara bile imanı denedim. her şeyi kendisine mülk edinen tanrıların, hırsızlığı da tanımladıklarını fark edemeden; yanlışlıkla politikacılara iman ettiğimi fark ettim, bir...
Günün Seçilmiş Yazıları
Aryanın son aşaması ve şimdi sahnede şişman kadın; ağzında, dolu dolu bir ses hazır bekliyor uzayın boşluğuna kadar yayılabilecek bir potansiyeli biriktiriyor…ve ses biliyor ki, mutluluk, uzaklaşabildiği kadarı. Ses, aryanın son aşamasında olduğunu biliyor; son prova veya başlangıcın ilk adımı. Şişman kadın sahnede, son gerçeğini söylemek için ağzında saklıyor o...
Hayaletler bastı görüntüyü. İki gözümün önünde, farklı kadrajlar dahilinde, yüzlerce. Geçmiş sardı semayı, öfke kabardı, cezir geldi ve sildi her şeyi. Sahilde bir ceset kaldı her şeyin ardından ve hayaletler kaçtı, şahit yazılmamak için. -En sonunda yalnızdım. Beklediğimden fazla soğuk ama umduğum kadar sessiz. Denizi de susturdum. Her nefesim yankılanıyordu...
Kahin…neredesin? Sırlarımı gömdüğüm toprak kadar derinde, ölümün yara açtığı servi kadar yukarıda mısın? Neredesin…yaram derin. İçimde bir karanlık var, ümitsiz bir bekleyişin durağında gibiyim…gittikçe uzaklaşan unutulmuş hayaleti gibiyim: içim avaz avaz ama sesim tıknaz. Korkuyorum yalnızlığın puslu soğuğunda…ürperiyor içim olabileceklerden dolayı. Gözlerimi kapatamıyorum…gülen bir çift gözü sanki geçmişe ait bir...
Tanrı sabırlıdır; bilir. Balık gibi var oluşu neticesi bilir. Sabrı bilme eyleminden gelir. Toprağın atasıdır belki: ilk madde, ilk organizma, ilk ışık. Kendiliğinden sahip olduğu süreçleri kabuğundan çekildikçe, tek tek, gittikçe daha karmaşık makineleri inşa eden; milyar kat milyarlarca farklı organizma türlerinin hepsini içerir, barındırır ve yeniden üretir. Durmayan bir...
Bitti işte, geriye kalmadı tek bir kırıntı. Arkasından baktığım hayaletler ve vicdanda rahatsızlık veren biraz hüzünden başka, ben de kalmadım. Üzüntü, umut, gelecek…ardı ardına sıralı bin bir türkü ve ardı arkası kesilmez, macera dolu kıtalar. Şarkılar ve boş vaatler ve imla hataları kırıntılarıyla dolu karınca yemleri…geriye enkazlar bırakır insanoğlunun duyguları;...
Ve karşınızda dünyanın en iyi yazarı. … Ve şimdi; şov zamanı! Hayat…şov. Bir böcek gibi ve aynı zamanda Bir hayat. Ne garip. Ve karşınızda bir hayatın film hali, Şeritler halinde ve sadece muhtaç Bir kibrite. Fosfor ve ısı… Ve karşınızda dünyanın tüm tuvalet kağıtlarına muhtaç; Ve karşınızda hepinizin bilmesi gereken…...
Karşıdan geçen ilk insanı gözüne kestirecekti. Amacı yoktu bunu planlarken. Planladıktan sonra da kendine bir amaç edinmemişti. Sadece istiyordu. Ve sonuç olarak, sokağın karşısından ilk geçen kızıl saçlı bir kadındı. Değişimin eskisini gösteren bir aynam olsa diye düşündü. Acaba saçları gerçekte ne renkti? İki sokak sonra ilk otobüs durağı vardı...
Savaşlar gündemimizde…kaç yıl oldu saydınız mı? Her gün yepyeni haberler ve janjanlı ölüm ilanları; oysa ki haykırdı bir ses, ‘Ben Fransa’yım’ diye. Haykırdı bir çocuk ‘Ben Almanya’yım.’ Herkes ana dillinde bu şarkıyı söyledi, oysa sadece sağır olmayana açık bir haykırma operasıydı bu… ‘Milyonlarca insanız’ dedi, ‘milyarlarca insanız’ dedi. ‘Altı milyar...
-“Sanki herkes memnun halinden; ben mesela elimde şarap, kafam kıyak bambaşka gelecek planları yapıyorum. Ne bileyim, ötedeki cahil adam, o da umutlu, kafasında bambaşka gelecek planları, kuru ekmek kemiriyor ama ‘razı’. E Avrupa diyorlar, onlar da mutlu, bedava düşman ayaklarına geldi: içgüdüsel ideolojilerin kafalarda canlanması için Türkiye çok güzel bir...









