Neşeli

-“çok aradım ben Tanrı’yı. Dinler denedim, metodları benzemez tanrıları benzer. iyi kalpli ve ancak günahkar olan kullarını – cebren davranışların işkenceyi hafiflettiği – yerküre denen cehenneme mahkum kılan tanrılara bile imanı denedim. her şeyi kendisine mülk edinen tanrıların, hırsızlığı da tanımladıklarını fark edemeden; yanlışlıkla politikacılara iman ettiğimi fark ettim, bir...

More
  • January 19, 2026

Aryanın son aşaması ve şimdi sahnede şişman kadın; ağzında, dolu dolu bir ses hazır bekliyor uzayın boşluğuna kadar yayılabilecek bir potansiyeli biriktiriyor…ve ses biliyor ki, mutluluk, uzaklaşabildiği kadarı. Ses, aryanın son aşamasında olduğunu biliyor; son prova veya başlangıcın ilk adımı. Şişman kadın sahnede, son gerçeğini söylemek için ağzında saklıyor o...

More
  • August 15, 2025

Tanrı sabırlıdır; bilir. Balık gibi var oluşu neticesi bilir. Sabrı bilme eyleminden gelir. Toprağın atasıdır belki: ilk madde, ilk organizma, ilk ışık. Kendiliğinden sahip olduğu süreçleri kabuğundan çekildikçe, tek tek, gittikçe daha karmaşık makineleri inşa eden; milyar kat milyarlarca farklı organizma türlerinin hepsini içerir, barındırır ve yeniden üretir. Durmayan bir...

More
  • August 11, 2025

Karşıdan geçen ilk insanı gözüne kestirecekti. Amacı yoktu bunu planlarken. Planladıktan sonra da kendine bir amaç edinmemişti. Sadece istiyordu. Ve sonuç olarak, sokağın karşısından ilk geçen kızıl saçlı bir kadındı. Değişimin eskisini gösteren bir aynam olsa diye düşündü. Acaba saçları gerçekte ne renkti? İki sokak sonra ilk otobüs durağı vardı...

More
  • August 8, 2025

-“Sanki herkes memnun halinden; ben mesela elimde şarap, kafam kıyak bambaşka gelecek planları yapıyorum. Ne bileyim, ötedeki cahil adam, o da umutlu, kafasında bambaşka gelecek planları, kuru ekmek kemiriyor ama ‘razı’. E Avrupa diyorlar, onlar da mutlu, bedava düşman ayaklarına geldi: içgüdüsel ideolojilerin kafalarda canlanması için Türkiye çok güzel bir...

More
  • August 4, 2025

kendini sabit tutabilme: bizi oluşturan sıçrama hareketlerine nazarla sonsuz bir potansiyel namına direniş! Hareketin kıçında ve başında doğrultusu belli vektörü, kaosa elinde tuz ile koşarken; kalbin çarpar, bilinçaltın vücudunu işletir ve nihayetinde barsakların guruldayana kadar biriktirmeye and içmişken bilincin potansiyel enerjiyi, tuvalet taşında çağlar kinetik enerjin; önceki gün yediğin yemeğin...

More
  • August 4, 2025

gereksiz bir dikte; “ankara’yı çok seviyoruz biz ankara’da yaşayan ve ankaralı olmayan ekseriyet. doğruculuğa – kelime haznesi kıtlığı çeken insanların yozlaştırdığı kültür yüzünden en bağrı açık küfrü havada savuran “doğruculuğa”- alkış tutup “ne güzel la bura adamı” diyoruz… iç anadolu bize çok samimi geliyor da ankara’yı o çok sevdiğimiz kültürle...

More
  • August 4, 2025

-“dener misin?” -“ne ki o? turuncu turuncu…” -“bilmem ama alkalili bir şeylermiş. doktor söyledi al diye, kağıda bile yazdı. ciddi bir şey.” -“doktor neden kağıda yazdı ki? söylese de alabilirdin. eczanede satılmıyor mu sonuçta?” -“bilmem, böyle daha steril oluyormuş. zaten eczacı çocuk da en temiz raftan verdi, bak. Üstünde toz...

More
  • August 1, 2025

Demirci Kawa tavında dövdü de ateşi, deccali yenmedi miydi? Simurg, şahın altında kefeni yalaz, dirilip tütsülemedi mi umudu? Tutkusu değil miydi ölüm Spartaküs’ün? Katığı binler on binlere dönerken Bedrettin nam-ı rüzgarda, Acem’den Rum’a gergef olmadı mı yenidoğan bebeler? İlhak olunan şanı şerefine Saccho ve Vanzetti değil mi erdeminde boğazlanan? Sevdayı...

More
  • August 1, 2025

İyi biriydi aslında Kamil. Çoğumuzdan iyi. Mesela geçen günlerde tam 15 saniye şükretti. Düşkünler, mahkumlar ve ölüler için. Her biri için tam 5 saniye, ayrı ayrı. Kabul ediyordu Kamil, anılarında bazı kötülükler de vardı. Pek hatırlamak istemediği, hatırladıkça utandığı ya da olmasa da olurlar. Yine de şükretti Kamil, mesela, kendinden...

More
  • August 1, 2025