Sanat

Ördeğin sanata dair dedikleri…

Aryanın son aşaması ve şimdi sahnede şişman kadın; ağzında, dolu dolu bir ses hazır bekliyor uzayın boşluğuna kadar yayılabilecek bir potansiyeli biriktiriyor…ve ses biliyor ki, mutluluk, uzaklaşabildiği kadarı. Ses, aryanın son aşamasında olduğunu biliyor; son prova veya başlangıcın ilk adımı. Şişman kadın sahnede, son gerçeğini söylemek için ağzında saklıyor o...

More
  • August 15, 2025

Ve karşınızda dünyanın en iyi yazarı. … Ve şimdi; şov zamanı! Hayat…şov. Bir böcek gibi ve aynı zamanda Bir hayat. Ne garip. Ve karşınızda bir hayatın film hali, Şeritler halinde ve sadece muhtaç Bir kibrite. Fosfor ve ısı… Ve karşınızda dünyanın tüm tuvalet kağıtlarına muhtaç; Ve karşınızda hepinizin bilmesi gereken…...

More
  • August 8, 2025

-“Sanki herkes memnun halinden; ben mesela elimde şarap, kafam kıyak bambaşka gelecek planları yapıyorum. Ne bileyim, ötedeki cahil adam, o da umutlu, kafasında bambaşka gelecek planları, kuru ekmek kemiriyor ama ‘razı’. E Avrupa diyorlar, onlar da mutlu, bedava düşman ayaklarına geldi: içgüdüsel ideolojilerin kafalarda canlanması için Türkiye çok güzel bir...

More
  • August 4, 2025

kendini sabit tutabilme: bizi oluşturan sıçrama hareketlerine nazarla sonsuz bir potansiyel namına direniş! Hareketin kıçında ve başında doğrultusu belli vektörü, kaosa elinde tuz ile koşarken; kalbin çarpar, bilinçaltın vücudunu işletir ve nihayetinde barsakların guruldayana kadar biriktirmeye and içmişken bilincin potansiyel enerjiyi, tuvalet taşında çağlar kinetik enerjin; önceki gün yediğin yemeğin...

More
  • August 4, 2025

-“dener misin?” -“ne ki o? turuncu turuncu…” -“bilmem ama alkalili bir şeylermiş. doktor söyledi al diye, kağıda bile yazdı. ciddi bir şey.” -“doktor neden kağıda yazdı ki? söylese de alabilirdin. eczanede satılmıyor mu sonuçta?” -“bilmem, böyle daha steril oluyormuş. zaten eczacı çocuk da en temiz raftan verdi, bak. Üstünde toz...

More
  • August 1, 2025

Demirci Kawa tavında dövdü de ateşi, deccali yenmedi miydi? Simurg, şahın altında kefeni yalaz, dirilip tütsülemedi mi umudu? Tutkusu değil miydi ölüm Spartaküs’ün? Katığı binler on binlere dönerken Bedrettin nam-ı rüzgarda, Acem’den Rum’a gergef olmadı mı yenidoğan bebeler? İlhak olunan şanı şerefine Saccho ve Vanzetti değil mi erdeminde boğazlanan? Sevdayı...

More
  • August 1, 2025

insanlar ne kadar ufak; klavyenin tuşları altında hayat öyküleri çatırdıyor ve öyküler, yanan bir odun gibi, tüterek dönüşüyor varoluşlarına. İstismar ediliyor küçük çocuklar rüyalarında ve sadık kadınlar kurşuna diziliyor varoluş serüvenlerinde. katlediliyor yaşam, ağaç ya da öteki sıfatında. kuşlar ölüyor susuzluktan. yazdıkça küçülüyor, yitiyor duyguları. zaman geçtikçe öyküler gerçeklikten uzaklaşıyor,...

More
  • August 1, 2025

İyi biriydi aslında Kamil. Çoğumuzdan iyi. Mesela geçen günlerde tam 15 saniye şükretti. Düşkünler, mahkumlar ve ölüler için. Her biri için tam 5 saniye, ayrı ayrı. Kabul ediyordu Kamil, anılarında bazı kötülükler de vardı. Pek hatırlamak istemediği, hatırladıkça utandığı ya da olmasa da olurlar. Yine de şükretti Kamil, mesela, kendinden...

More
  • August 1, 2025

Kemal konuşuyor: -“Ben hiç zamanı geri almadım. Yani kurcalamadım saati, ne bileyim. Geçen sürenin az ya da çoğunun farklı işlevlere sahip olabileceğine inanmadım belki: zaten kadere iman gibi bir şey bu, yedinde ne olduğun illa ki gammazlıyor ellini. Derler ya, şimdiki aklımla şu zamanda olsaydım, diye. Tercihler şartlardan ileri gelir,...

More
  • August 1, 2025

aslında sefaletti çoğunun adı; başka isim de koymaya üşenmişti herkes onlara. yol kenarında gördüğümüz yaşamasa da olur kişiler işte: bazen bir köpekle sarmaş dolaş bazen katır kutur kurumuş bali dolu torbalarla. üşüyorlardı çoğu zaman, kırk derece güneşin altında titrerlerdi, ellerinde kör çakılar vardı. sadece uçları sivri kör çakılar. saplamayı öğrenmişlerdi,...

More
  • August 1, 2025