karakter: kemal

Share

Kemal konuşuyor:

-“Ben hiç zamanı geri almadım. Yani kurcalamadım saati, ne bileyim. Geçen sürenin az ya da çoğunun farklı işlevlere sahip olabileceğine inanmadım belki: zaten kadere iman gibi bir şey bu, yedinde ne olduğun illa ki gammazlıyor ellini.

Derler ya, şimdiki aklımla şu zamanda olsaydım, diye. Tercihler şartlardan ileri gelir, bireyden değil. Değiştirmezdim zamanı geri alabilseydim ben, çizebildiğim kaderimi”.

Oysa insanın bunu dedikten sonra, riya içinde kendi solculuğuyla hesaplaşması beklenir: kader ama Foucault’un iktidar kavramı ve Nietchsze’nin ahlak görüşüne ilişkisel bir kaderi…

-“Velakin, ben hiç zamanı ileri de almadım; oysa gerek vardı bak ona… yani geleceği görmek, nasıl desek: paradigmaların aşıldığını ya da ayın ikiye bölündüğünü… falan? Belki gerçek olacaktır uçan arabalar, oryantalist bir Lamborghini biçiminde. Bugüne dönüp tüm var oluşla taşak geçmek için elli yıl ileri sarmak yeterli şu zamanı: beton çürüdüğünde, tahviller para etmediğinde ve Piramitler bile ayaktayken hala Eyfel kulesi çöktüğünde… medeniyet tuvalet kağıdıyla alay edecek, Prime Time’da. Velhasıl derdim, ben hiç oynamak istemedim zamanla. Neticede korktum.”

  • August 1, 2025