Sanat

direniyor, eksik bazı. bazen de fazlası var arada. bilmiyorum. mesela sevginin kendisini çok seviyorum, bu olağan ve üstü olanın karışımı: yanında olsun istersin. sadece bu. hava serin eserken, sarılmak isterin güneşin tam ortasında. hani, yıldız tarlasının ortasında tek gördüğün sonu gelmezlik olur ya… sevgi de böyle bir şey… kum gibi...

More
  • August 1, 2025

çok acaip şeyler oluyor, karanlığa elini uzattığında, fareler kemiriyor kralı. enteresan; böyle, dum-tıs… sonra duruyor, sakin bir meltem esiyor, huzur var sadece o an ve yemyeşil çayırlar. dereye bir kuş bakıyor, avına kesilmiş, tedirgin, hızlı, ve ve… yükseliyor göğe, ardından… atılıyor dereye doğru, ayaklarında balık, can çekişiyor. dağın kralı görüyor...

More
  • August 1, 2025

çok küfürlü bir geceydi, sonrakiler hep ona kıyasla güzeldi. dertli atlar, dört nala salyalar saçıyor, sonra düzensiz teklemeler bayatlatıyor pekmezleri. hep satıcılara geçmiş bu düzen, dayılar teyzelere kıyasla yaşlanmışlar. ne garip, kayıp paralar, sahipsiz kumbaralarda takla atmışlar. ne demişler saçma sapan, eksik hep eksik işte, yapacak çaresizlikten başka yok yok....

More
  • August 1, 2025

beyaz ile yıka beni, hadi durma! kemiklerim üzerinde hala yapışık etler. içimi, hepliğimi ve sonra çıtkırıldım bir düşüncenin soluk sesini boğ sular altında; nefese muhtaç dişlerim açıldığında, rabbe uluyan tıslamamı boğ, soğuk ve beyaz sular ile.

More
  • August 1, 2025

hiç bi’ bok olamayanların öfkesi taşıyor, sıkım sıkım. ter basıyor ama kuru, tenim ve daralıyor duvarlar devamlı… hiç bi’bok olamamaya devam edenler kurdukları hayallerde terli terli buz yuvarlıyorlar dilleri üzerinden. hiç de bir mekana sığamayan ama kafası g’zel hayaletin eksik harfleri çıkıyor bulmacalarda ve sonra yine sıkım sıkım daraltıyor sanki...

More
  • July 31, 2025

İçimdeki delikanlının arzusuydu O; ve kim ne derse desin, iki süper insandık biz. Evrenin zamanıyla dans eden değerli ölülerimiz vardı. Tabutlara tıkıştırılmış hatıralarda öpüştük, ıslak dillerimiz vardı. Sabahları olmayan günlere dek…

More
  • July 31, 2025

Bu işten yırtmak için saat numarası yapalım; sen yelkovan ol, ben yengeç; soranlara hep aynı yanıtı verelim: -Vakit çok geç… orijinal tarih, 2012 ağustos

More
  • July 31, 2025

beyaz papağan, pencere kenarı ve aç karınlı koca gözlü bir zenci. gökyüzü gri, güneş hür bırakmış, nefes nefes açan çiçekler hep tek başlarına: böcekler ve yalın ayaklı deniz gözlü hürriyet… beyaz papağan pencereye konduğunda ve karnı acıkmış bir karaltı dünya toprağına ellerini sapladığında, böğrümden gelen gri bir gökyüzünün yağmur hırıltısı:...

More
  • July 31, 2025

bu işlerde bir yabancı var sanki, gökte kırmızı bulutlar, kabulleniş sergileri açan yıldızlar; ah o içimde büyüyen Shakespeare modernizmi… acı gibi çıkarması kıyısından gömleğin, bir anı izi, kıpkırmızı! Ama yine de gözler duymaya yarar, ve renkler güzel kokar. orijinal tarih, 2012 mart

More
  • July 31, 2025