dumanlı bir geceden…
çok küfürlü bir geceydi, sonrakiler hep ona kıyasla güzeldi. dertli atlar, dört nala salyalar saçıyor, sonra düzensiz teklemeler bayatlatıyor pekmezleri. hep satıcılara geçmiş bu düzen, dayılar teyzelere kıyasla yaşlanmışlar. ne garip, kayıp paralar, sahipsiz kumbaralarda takla atmışlar. ne demişler saçma sapan, eksik hep eksik işte, yapacak çaresizlikten başka yok yok. kaybolmuş, enteresan, gökyüzü maviymiş o an, bulutlar az da olsa varmış, her şey saçma sapan muhabbetlere gark etmiş, karga gak falan, filan. yine de çok seks var, yatmaktan oturmaya vakit bulamamış sipahi kılıflı kapıkulları; saraylar parşömenler kaplamış muhabbetlerini, sahtesi az kaldı diye yamrulmuş şeyler. çatır çatır denen şeyler hep garipsenmiş harflerde vücutta. içi geçmiş kevaşe bıyıklı da burmuş, bekliyor alıcısını. ne garip, imam falan var, kitap da var. bu davet hepimize, yaradana, sizlere. kalabalık değiliz ki, hep azız işte; ne kadar çoğalırsak o denli azız. gözlüğü var, dişleri sakız çiğner; sıfatları pek ayıp, terbiyem izin vermezdi. itirazlar, iftiralar, ne denli enteresan ne kadar fıtratlı. çok sıfatları vardı her şeyin, çoktu ve de oyuncuydu. çizgi film dünyalarında, televizyondan geçen mario hayalleri. atarinin ellenmişi, kitlemiş zamanları, dokundurtmaları. dil vardı bir zamanlar, bilgisi de vardı, beklemeler soğuttu. enteresan, balıkları yemek gerekli çünkü mayınlar var, enerji gerek. bazı şeyler var, herkesin kitlediği kendine. oradan buraya, buradan şuraya, tanımlar saçmalıklar. kelimeler bitmiş işte, tepetaklak, çok canlılar. hayaller balık kılıklı kozalaklara sığmış; ayakkabları yükseltilip alçaltılıyormuş. çok canlıymış her şey, ölüyü diriltmek peygamberden paraya geçmiş. saçma, sapan ve de yanıtlanmamış şeyler, ilgilendirmiyor da şok edebiliyor. yenisi, yenilmemişi, suçlanmışı, kapılar çalıyor falan, açılıyor. kitaplar çıkıyor, imamlar geliyor, çanlar kimlere çalıyor, kimler biliyor. anneler kutsal ama burada az garipleşiyor. saçlar var yerde, ayaklar baş hizasında. ne garip, canlar bile dönüyor, ölümler zevke geliyor. ne garip yer ne garip tiyatro. insanlar oynanıyor, kendilerine gösteriliyor. neden soruları yanıtlanmaya çalışılıyor. hopppidi, futbol geliyor. ardından ayak topu kerbeleya kaçıyor. ayağını kırmışlar, oyuncuların. damarı çıkmış, ne kanlı sahneler. faşizm ve politika giriyor zaten çok para var, tatiller de var. futbol ne enteresan, yasala bile. bazıları da küfürleşiyor, geyikler garipleşiyor. sikilecen diyorlar, ne dangalak bu adam, kel kafa sayılır, isaya benzer. az zayıflasa çarmıha gerebilirler. gözlükleri de var, alman bile var. gözlüklü tüccar ve gözlüksüz isa, yanyana ve bazı kolkola, kızgın beygirler kasık kavgasında. hisler fok balıkları gibi, dikkatsiz yapılan işler, götlerinde patlar. zenci var, siyahi ırk değil, ama enteresan, raggie bile dinleyebilir; buzağı suladığında ortamda erillik vardır! hizmetçi ve aristokrasi arkadaşlık adıyla legalize oluyor. ne ayıp, garipsenmiş bitkiler; toplumların topuna koyulabilir, kuralları varsa. acıkmış ruhlar muhabbetleri böler; yemek sevilir, sarı borular öter. işçilik ucuz ancak değerli, muhabbet yarım durumda siparişler var. durdu her şey, sağlık başta olmak üzere tüm ailenizi! sabahlar olmuş artık, korkular iyi dileklerle arındırılmış. babalar ve allah var; hepsi de kibrit suyundan hallice. emtia ilişkiler ve ucuzlanmışlar, boşanmalar, boşalmalar. seks hep var, aşk yahut değil, çatırdayan şeyler enteresan haklar verir. aileler çok şeyi köreltir, kurbağalar öter ve vakvaklar cima eylerken, ördekler hep doğum tarihlerine göre sıralanırlar. 66 yılından 46 bölü 6 yaparsak, eklenirse üç altı, peşpeşe ayinler yapılır. nasıl bir aşk bu, tanrının şeytana duyduğu, planlanmış kader kederin şahıdır. enteresan şeyler çok kişisel, kayda geçmez özellikler, popo masajları. çok seks var, hep o tarafa bağlanır. garip, enteresan ve yahut değil çok fark etmez. bebeler muhabbetlere çağrılır, sorgular ve sert herifler çakışır. adamlar her muhabbetten çok yakma peşinde. inekler yanmış, imam beklenmiş. çok kötü kafalar bunlar, çekirdek eroindir, tutuklansın satanlar! ay çekirdeği, günebakan zıt zamanlarda konmuş farklı isimler. bu da mı gereksiz, bu da mı zalimlik; çekirdek ne kötü bir şarkı gibidir ne de garip bir şeydir. sular da incelmiş artık, devir çok kötü. kadın çağırdılar da garipsenmiş şeyler olmuştu. meraklı özel şeyler, zor işler hep. frankenstein’den bahsedelim biz, onların muhabbeti illegal. dört büyük parça gerekir ölü için; bu parçalar ipek iple dikilir. yıldırım çarpınca biyoloji aptallaşır; hop hitler! satıcılar da var hayatta, piçler de varmış. öyle olmak zor ya olmamak da zor. kandırıyorlar, oldukça zor işler. garip, enteresan falan. ruhumuz inatçıymış bizim, deri ceketli şeker kız candy’ler. hep beraber inatçı lekeleri çıkarmaya gidelim. adam saat gibi, ayarlama enstitüsü gibi. siktir et, dedi aktör; pek nefsi körelmemiş. yorulmaya hazırlanan kahraman savaşçı gibi; yine seks geliyor, yükseliyor dalgalar, hoppidi hoppidi zıplatıyor. sonra akredite olmuş sıkıcı espriler. yoruldu sonra kahraman, çöp poşeti uzattı. çok zaman geçti, sarı boru falan, sincap gördü bildiğin… şarj bitti.

