Neşeli

Kemal konuşuyor: -“Ben hiç zamanı geri almadım. Yani kurcalamadım saati, ne bileyim. Geçen sürenin az ya da çoğunun farklı işlevlere sahip olabileceğine inanmadım belki: zaten kadere iman gibi bir şey bu, yedinde ne olduğun illa ki gammazlıyor ellini. Derler ya, şimdiki aklımla şu zamanda olsaydım, diye. Tercihler şartlardan ileri gelir,...

More
  • August 1, 2025

-“pardon. bir yerlerden mi ısırıyor sizi gözüm yoksa bir şekilde ya da herhangi bir kelimeyle hitap etsem mi uygundur acaba? soyunabilirim önünüzde ya da hüdaverdi diyebilirim. güzel bir isimdir hem, hem de soyunmaktan kolay, gerçi zor olsa da soyunabilirim. isterseniz tabii ki. çıplak bir insan görmek de zorla olduğu vakit...

More
  • August 1, 2025

Mephisto konuşuyor, Goethe’nin sesinden… zamansız -ki zaman ne kadar uzaktı o sese. Babasından yad ediyorlardı, acımasızlığı söylüyorlardı. Babaların ve oğulların trajedileri, kadınlara kalan acılar: Havva’ya sunulan acılı doğurganlık. Elmanın acımasızlığı ve bir yılan kılığında Faust’un gizemi. Termodinamiğin ilk kanunu bir elma ağacı dibinde ortaya çıktı: tanrı elmaya incir aşıladı, cennetini...

More
  • August 1, 2025

Hulisi Bey bağırıyordu: -“Sayın solcular, sakin olun. Siz ki dağdaki kuşun, çiçekteki böceğin ve bittabi ormandaki ağacın dostusunuz. Yaradandan ötürü anarşist, ötekilerin hakkından ötürü muhalifsiniz. Sizler hayatta ‘aman sen de’ demez, ‘bas geç’ tarzı belediyecilik söylemlerine bulanmaz, devlet yönetmekten ziyade yönetişmekten bahsedendiniz”. Öksürdü ve devam etti; “Ulu Hercai Menekşe Ruhu...

More
  • August 1, 2025

Adil Bey uzay ve zaman birlikteliğini kırabildiğini henüz üç yaşındayken fark etmişti. Dört yaşındayken üç yaşına geri dönerek babasını öldüren alt komşusunun evine bomba yerleştirmiş ve dördüncü yaşına girdiği doğumgününde misafirleriyken komşuları, evden çıkıp çaktırmadan, bombayı patlatmıştı. Altı yaşına geldiğinde, dört sene sonra dersinden kalacağı edebiyat öğretmenini tacizle suçlanacağı bir...

More
  • August 1, 2025

kamil bey, o kadar sakindi ki hayatı boyunca, adının yanına kemali eklemekten sakınca görmemişti orta yaş krizinde. sadece uykusuzdu. belki uykusuzluğu nedeniyle yorgundu. yoruldukça sarıldığı her şey, uzaklaşıyordu. kamil bey pek düşünmüyordu nedenleri. nedenlerden ziyade nasıllarla ilgileniyordu. kocaman bir epistemologdu kamil bey; diyalektinde kaybolmuştu. ontolojik bir vakaydı kamil bey, varoluşçuluğunda...

More
  • August 1, 2025

Halim Bey, 56 yaşında emekli bir anarşistti. Gençliği kaçakçılıkla geçinen bir ailenin yanında geçmiş, İstanbul’a ilk adım attığı gün Türkçe bilmediği için dayak yemişti. Ailesini hatırlamıyordu, köyleri taşınmıştı o bebekken. Eski köyden yeni köye geçerken ailesi safra gibi dökülmüştü yolda -kimi asker vurdu diye anlatırdı kimisi uzaylıların kaçırdığını. Genç Halim...

More
  • August 1, 2025

Alper Tezel her sabah altıda kalkar, yatağını toplar ve dışarıya çıkardı. Yarım saatlik bir yürüyüşle bedenini gezdirdikten sonra taze ekmek ve ezine peynirinden ibaret kahvaltısını eder, haberleri televizyondan takip ederdi. Tek sıkıntısı arada bir sol bacağındaki toplar damara gelen titremeydi. Parkinson olma ihtimalini düşünüyordu bazı geceler. Bir kadın bulmalıyım, diye...

More
  • August 1, 2025

-“Çalışmanın lüzumunu sorgulatır ya bazıları; insan: çalışan tek hayvan! Yaşamaktan gayri düşüncesi hükmetmek evrene; sırça köşkler hep bina çimento ile keresteden. Nağmesinden belki de; bedeni zorlayacak imtihanlar hep insan haklarına aykırı, o halde çalış dersini be ker’aneci! Sermayesi yekunden hallice kapsamış bilgiyi; beynin grevi en temel hak ihlali (mekanik tavşanın...

More
  • August 1, 2025

“Biraz buz” dedi, gizemli opera fabrikasının direktörü Bay Nesliyakan. Organik bahçe kavakları üzerine yazılan bir arya ile dolu dolu geçmişti son günleri. “Lütfen biraz buz, bu gelenekselcilerden ziyade” diyerek çağırdı hizmetliyi. Masasının sağ yanında koyu kahverengi metronomu duruyordu. Solda hocası, Bayan Herdaim’in İnönü’ye verdiği konserden bir kare fotoğraf, ağzı kocaman...

More
  • August 1, 2025