ankarayı sevme
gereksiz bir dikte; “ankara’yı çok seviyoruz biz ankara’da yaşayan ve ankaralı olmayan ekseriyet. doğruculuğa – kelime haznesi kıtlığı çeken insanların yozlaştırdığı kültür yüzünden en bağrı açık küfrü havada savuran “doğruculuğa”- alkış tutup “ne güzel la bura adamı” diyoruz… iç anadolu bize çok samimi geliyor da ankara’yı o çok sevdiğimiz kültürle yüceltiyoruz… üstelik biz ankaralı olmayan ama ankara’yı seven bilgi birikimi yüksek şahıslar, iç anadolu kültürünün en bağrı bucağı kayık ifadelerini ve küfürlerini, küfür kötüye edilince küfürden sayılmıyormuş gibi, solculukla katık ediyoruz, kültürüyle yoğrulduğumuz iç anadolu insanının varlığını görünce “bozulmuş ya burası” dediğimiz eski yeni’de, ufak tefek solcu kızlara yavşakça “naber la?” derken, solcu ama ankaralı olmayan lakin ankara’yı çok seven ama türkü barları kapatsa chp’ye oy verecek ama solculuğundan hdp’ye oy verecek/verdiğini söyleyip akp/chp’ye verecek yavşak rolüyle hıdırlık’a gitsek götümüzü kesecek adamı, çok bir seviyoruz ki, hayali entel dünyamızda ankara’nın hayali behzat ç.’si ilan ettiğimiz o “la” hecelerini götümüzü kesememesini sağlayan polislere karşı savuruyoruz falan. bi’ alla’sen tutarlı olun yarrağam. ‘la amuğagodum’la başlayan cümleler bu ülkenin yozlaştırılan, kapitalizm uğruna eblekleştirilen cahil cühelanın kelime haznesindeki beş on kelimenin üçü zaten. dünyayı tanıyabilecek eğitimi almamış, egosantrik (hani biliyon mu anlamını amuğagoduğum?) insanların kültürünü sevdiğinizi söylemeyin, kapitalizmin gerektirdiği bazı ayak oyunlarını beceremediği için saf kalan anadolu kültürünü, kapitalizm karşıtlığı ideolojisi süsüyle cilalamayın…lütfen.”

