ilaç
-“dener misin?”
-“ne ki o? turuncu turuncu…”
-“bilmem ama alkalili bir şeylermiş. doktor söyledi al diye, kağıda bile yazdı. ciddi bir şey.”
-“doktor neden kağıda yazdı ki? söylese de alabilirdin. eczanede satılmıyor mu sonuçta?”
-“bilmem, böyle daha steril oluyormuş. zaten eczacı çocuk da en temiz raftan verdi, bak. Üstünde toz bile yoktu, ben de zaten günde üç kere siliyorum kutusunu.”
-“sterilse iyidir, hem steril hem turuncu. ne içinmiş ki bu?”
-“bilmem, doktor iyi bir şey dedi, kağıda yazıyorum ben, alıp kullan, dedi. ilk hafta günde iki kere sonra da günde üç tane.”
-“ama bu kutu yetmez sana o kadar kullanınca. israf değilmiş di mi? günah olmasın.”
-“yok olmaz. eczacıya sordum, günde dört beş kere alanlar varmış.”
-“nasıl içiliyor peki? ağızdan mı içiyorsun?”
-“bilmem onu söylemediler. ama ağızladır herhalde. hem şekilleri çok yuvarlak. ağzıma sokmak bana mantıklı geldi.”
-“doğru. hem bak ambalajlıymış her biri. jelatinli, parlak. demek steril olması önemli… kolonya ile ellerini sil de öyle kullanalım bari.”
-“elbette. ben tozunu alıyorum zaten. hem bak içinde alkalili varmış. bilgisayardaki soru sorulan yere yazdım alkalilinin anlamını, iki tür alkalili olurmuş: etatollu ve metatöllü.”
-“neliymiş peki bundaki?”
-“metatöllü alkaliliymiş. şimdi metatöllü olduğu için etatollu ile karıştırmak nötr yapıyormuş onu.”
-“nötr ne?”
-“sakin bir şey nötr. varmış ama yokmuş gibi sanki.”
-“ne enteresan teknolojiler yapıyorlar di mi? onca şey nasıl sığmış acaba bunun içine?”
-“japon ya da alman teknolojisidir kesin.”
-“ama turuncu. japonlar turuncu olmaz ki, portekizlidir belki.”
-“neyse, ırkçılığı olmaz bu sağlık işinin. bak şimdi, etatollu ile içince bunu çok güzel nötr olacak içimiz.”
-“etatollu viski mi oluyor?”
-“kolonya bile etatolluymuş ama viskinin tadı daha güzel. hem su katınca beyazlamıyor kolonya gibi. mantıklı düşünürsek turuncu şeyi beyaz şeyle içersek hasta eder belki.”
-“iyi o zaman. içelim mi şimdi?”
-“olur.”

