sevi için yakarış
Hop! hayatımı teklif ettim, masada. Ki kimsem yok…hayatımın kefili kendimden başka. Ben, kendime kefilim ve tek sunağı hayatimin, yine kendi mezarım.
Toprağın kefaretinde bedenimi taşıyorum umuda, umduğum her şeye. Yalazım kendimi kandırıyor, ısı kendine çekiyor, yanıyorum.
Özlüyorum, annemi. Ailemi. Tutamadıklarımın acısı yakıyor, tutamıyorum; sakil bedenimde şekilsiz hayaller besliyorum, umuyorum.
“e hani tutsana sen de elimi?”, diğer yarım yok, yalnızım. Kavruluyorum kaybolmuşken. Dur, diyor, dinle. Mecalim yok. Acıyor işte, isteklerim ve umudum, örtüşüyor işte. Hani buydu? Hep olmakla, değil miydi bu mücadele? Bu uğraş, uğraşı, canhıraş hıçkırıklarım akmadı mi boğazımdan ciğerlerime?
Çektiğim nefes sıcak. Kavrulduğum özlem gerçek. Her şey gerçekken bu kadar, elimde kalan tek şey sürrenal. Dramı kendime gömüyorum, ummaktan ibaret sesimi adayacağım nefes bu kadar uzak… sesim sesine, nefesin nefesine bu kadar yakın durdu işte.
Canımın sonu bu kadar dibimde, karşılaşıyorum ölümle. Hani bunca uğraşıdan sonra elimde kalacak umut? nerede sesin? sözün?
Uzaklaşma; sevsen ya beni.

