Gürültülü, derin ama sessiz
1. masumiyetin bahçesinde, yalnız bir velet, sümüğü burnunda, kaçmış; özgürlük yanağından süzen rüzgarda, dalları da savuran. Ve sessizlik, çok derin ve boğuk bir ağıt, bulutların yaktığı: kırmızı bulutlar düşlemişti; betona çakıldığı bir gerçekle yüzleşti, sadece. bir şarap şişesi bir çocuk boyunda, boş içli dolu hayaller hep: beton katılığında ve… rüzgar sadece, yanağından süzülen bir damla. zaman akıyor işte bir şişe mantarında, sessizlik kadimliğinden, sadece. ve uyku geride kalan korkuların ev sahibi, kanatsız düşler, uçuşan hayalleri zeminle buluşturan.
2. yazmaya çalışıyorum, debelenme, saçma’dan uzlaşı bekliyor bir vakit sonra… uyanıp uyanınca da geçmiyor.
orijinal tarih, 2012, nisan

