karakter: halim bey
Halim Bey, 56 yaşında emekli bir anarşistti. Gençliği kaçakçılıkla geçinen bir ailenin yanında geçmiş, İstanbul’a ilk adım attığı gün Türkçe bilmediği için dayak yemişti. Ailesini hatırlamıyordu, köyleri taşınmıştı o bebekken. Eski köyden yeni köye geçerken ailesi safra gibi dökülmüştü yolda -kimi asker vurdu diye anlatırdı kimisi uzaylıların kaçırdığını.
Genç Halim uzaylılara inandı. İstanbul’da dayak yerken de uzaylılara inandı. Ankara’da hapishanede işkence görürken de uzaylılara inandı. Halim Bey uzun süre daha uzaylıların ailesini kaçırıp kendisini dövdüğünü ve işkence yaptığına inanmıştır.
16 yaşında Türkçe öğrendikten sonra İstanbul’da yaşamaya karar verdi. Birkaç yıl boyunca ne iş olsa yaptı -kasap çıraklığı, bir pavyonda ayakçılık, torbacılık, kuyumculuk, teröristlik. 19 yaşında ilk terör faaliyetinden yakalandığında kendisini döven uzaylılara benzeyen bir grubu, ülkenin selameti için camiye girdikleri sırada bombaladığını söyledi. Uzaylılara inandığını, uzaylıların ailesine kötülükler yaptığını ve bu nedenle tüm uzaydan nefret ettiğini söyledi.
32 yaşında tahliye edildiğinde başka bir insandı. Hapiste Türkçesi ilerlesin diye gardiyanlar, siyasi koğuşta kalan birinden döverek aldıkları bir kitabı zorla okutmuşlardı Halim’e. Bakunin’in yazdığı bu kitap, ilkesel olarak çağının hakim görüşünden oldukça farklı olduğu gibi, Halim’e kitabı veren gardiyanlar da oldukça farklıydı: “oku la bunu, bağıra bağıra oku” diyerek altı yıl boyunca aynı kitabı tekrar tekrar okuttular. Halim başlarda basit düşünen biriydi: devlet iyiyse ve gardiyanlar uzaylı değilse ona verdikleri her şey iyi olmalıydı.
Yıllar sonra bir arkadaşı, Aristo mantığıyla anarşist olmuşsun, demişti. O lafı duyduğu yıllarda Halim, devletin uzaylı olduğunu anlamıştı artık.
Halim Bey, 56 yaşında, emekliliğini bomba hammaddesi temin ederek geçiren bir anarşistti.

