kum kadar
direniyor, eksik bazı. bazen de fazlası var arada. bilmiyorum. mesela sevginin kendisini çok seviyorum, bu olağan ve üstü olanın karışımı: yanında olsun istersin. sadece bu. hava serin eserken, sarılmak isterin güneşin tam ortasında. hani, yıldız tarlasının ortasında tek gördüğün sonu gelmezlik olur ya… sevgi de böyle bir şey… kum gibi çoğalan şeylere karşı yek olsun istersin duygunun, o duygu, sevgi olur; seversin… sevdim, dersin. ‘seni seviyorum’. bi’ cümle çok şey anlatır sana dair ve sonra çok az şeyin gerçek olduğunu görürsün ya… kırılma değil, kazınırsın asfalttan. sanki zift akıtılmış eklemlerin özlemi kaldırmış hatıralardan ve safi sevgiden bina kalmış tüm yapın. sonra durursun; tek aklındaki, o’dur: ‘sevdiğim’ dersin bir şekilde, o, gülerek yanıt verir…
o gülüşün tasavvurundasın işte!

